YGS - LYS



İNDİR
İndirme Anasayfası Dosyalarda Ara Dosya Gönder
Kategori: Şiirde Ahenk ( Ses ve Ritm )
Sayfa: 1 toplam 1
Şiirde Ahenk ( Ses ve Ritm ) Dosyalar: 4
Dosyalar:
Şiirde Ahenk ( Ses ve Ritm )

İndir
Download

ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTM)

Ahenk:
Ahenk kelimesi uyum anlamına gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır.
Şiirde ahenk; ustaca kullanılan ses akışı, söyleyiş, ritm, ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü, uyak, vurgu, tonlama gibi değişikunsurlar kullanılır.
Şiirde ahengi sağlayan unsurları şöyle sıralayabiliriz: 

1) Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı, daha kuvvetli söylenmesidir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur. Vurgulama ve tonlama şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır.
Ör: 
Gök sa toprak sarı, çıplak ağaçlar sa
Arkada zincirlenen Toros Dağları

2) Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir. Böylece acıma, üzüntü, özlem, hayranlık, sevgi gibi duygular belirginlik kazanır.
Ör:
Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan,
Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.
İşte ritim, ortak ölçü ve mısra sonlarındaki ses benzerlikleri ile oluşturulan bir müzikalitedir. 
Şiirdeki ahenk öğeleri iç içedir. Tema, dil, söyleyiş ve ses ahengi oluşturur. Bundan başka vezin, kafiye, redif, iç kafiye, aliterasyon ve asonans ses benzerlikleri de söyleyişe şiirsellik katan öğeler durumundadır. 

3) Ölçü: Ahengi sağlamak şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü olmak üzere iki çeşit ölçü kullanılmıştır. 

a) Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayısının eşit olması esasına dayanır.
* Hece ölçüsü Türklerin bulduğu bir ölçüdür.
* Bilinen en eski Türk şiirlerinde de bu ölçü kullanılmıştır.
* 7’li, 8’li, 11’li hece ölçüsü kalıpları en çok kullanılan kalıplardır. 
Durak: Ölçü kalıpları içerisindeki durma yeridir. Hece ölçüsünde duraklar sözcükleri bölmez. 

b) Aruz ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler ‘’açık’’, sonu ünsüzle biten heceler de ‘’kapalı’’ hece olarak adlandırılır. Ayrıca uzun ünlülü heceler ile dize sonundaki heceler daima kapalı kabul edilir. 

* Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir. 

O be nim mil / le ti min yıl / dı zı dır par / la ya cak 
. . - - . . - - . . - - . . -
Fe i la tün Fe i la tün Fe i la tün Fe i tün 

*Aruz vezninde hecelerin kısalığı ve uzunluğu esas olduğu için bazı Türkçe kelimeler kısa olduğu halde vezin gereği uzun okunur; buna imale denir. İmale kısa heceyi uzun yapar. Arapça ve Farsça kelimelerdeki bazı uzun seslerin vezin gereği kısa okunmasına da zihaf denir. Sessiz bir harfle biten kelime vezin gereği açık olması gerekirse, kendinden sonra sesli ile başlayan bir hece varsa birinci kelimenin sonundaki harf, ikinci kelimenin ilk hecesine ulanır. Buna ulama denir.Ulama kapalı heceyi açık yapar. 

c) Serbest Ölçü: Herhangi bir sisteme bağlı olmayan ölçüdür.19.yüzyıl sonlarından itibaren edebiyatımıza girmiştir. 

4) Uyak (Kafiye) ve Redif:

Uyak: Dize sonlarında bulunan ve görevleri farklı olan ses veya ek benzerlikleridir.
Redif: Mısra sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarıdır. 

Her yalana kanmışım kafiye:’’an’’
Her söze inanmışım redif: ‘’mışım’’
Ben artık sevgiden de 
Bıkmışım, usanmışım

Uyak Çeşitleri

a)Yarım Uyak: Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir. 

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun 

b)Tam Uyak:Biri ünlü biri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliğiyle oluşan uyağa tam uyak denir. 

Ben gideyim yol gitsin,ben gideyim yol gitsin

İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler
Tak,tak ayak sesimi aç köpekler işitsin
Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler

c)Zengin Uyak: En az üç sesin benzerliğiyle oluşan uyağa zengin uyak denir.
Bir idamlık Ali vardı,asıl
Kaydını düştüler,mühür basıl
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı. 

d)Cinaslı Uyak:Aynı seslerden oluşan ;fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan uyağa cinaslı uyak denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin aynı anlamla tekrar etmesine redif denir. 

Ör: ‘’Kalem böyle çalınmıştır yazıma 
Yazım kışa uymaz kışım yazıma’’ 

Bu beyitteki ‘’yazıma’’ sözcüklerinin yazımı aynıdır; ancak birinci dizede kaderime anlamında ikinci dizede ise yaz mevsimi anlamında kullanıldığından cinaslı uyaktır. 

NOT:Yazımları ve anlamları aynı olan iki sözcük redif;yazımları aynı ancak anlamları farklı olan iki sözcük cinaslı kafiye oluşturur. 

NOT: Uzun okunan ünlüler iki ses değerinde kabul edilir. 

Uyak Düzeni(Şeması) ve Çeşitleri

Şiirler uyaklanış bakımından üçe ayrılır. 

a) Düz uyak:Uyaklı kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz uyak denir. 

Hiç anılmaz olmuş atalar adı 
Beşikte bırakmış ana evladı 
Kırılmış yetimin kolu kanadı 
Zulüm pençesinden aman kalmamış 

b) Çapraz uyak: Uyaklı kelimeler abab şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir. 

Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında 
Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum 
Yolumun karanlığa saplanan noktasında 
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum
Necip Fazıl Kısakürek

c) Sarma uyak: Uyaklı kelimeler abba şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir. 

En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü 
Titrek elleriyle gererken yayı 
Her yandan bir merak sardı alayı 
Ok uçtu,hedefin kalbine düştü 

d) Mani tipi uyak: Mani tipindeki şiirlerde kullanılan uyak türüdür. aaxa şeklinde uyaklanır.Tek dörtlük için geçerlidir. 

Dağlarda kar kalmadı
Gözlerde fer kalmadı
Daha yazacak idim
Kağıtta yer kalmadı
5) Aliterasyon ve Asonans:

Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünsüzün tekrarlanmasından oluşan ahenge aliterasyon denir. 

Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünlünün tekrarlanmasıyla oluşan ahenge asonans denir. 

senin kalbiden sürgün oldum ilkin 
bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği 

“ ü harfi ile asonans , s harfi ile aliterasyon yapılmıştır. 
Alıntı




Tarih
Boyut
Tıklama
23-02-2011
37.5 KB
123
Şiirde Ahenk ( Ses ve Ritm ) ders işleme örneği (13sayfa bol örnekli )

İndir
Download



ÜNİTE: COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)

KONU: Şiirde Ahenk (Ses Ve Ritm)

Bu dersimizde:

a) Şiirde Ahengi sağlayan unsurlar ile şiirdeki ses düzeni

b) Şiirdeki ritmin önemi ve ritmin nasıl sağlandığı ile çeşitli dönemlere ait Türk şiirinin ses ve ritim özellikleri öğreneceğiz.

 

1- HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

 

Düşünce Kutusu

Kelime seçiminde şâir, bir sandık dolusu mücevherin başına oturmuş da gerdanlık dizen bir sarraf(kuyumcu) titizliği içinde olmak zorundadır. Sandığın içindeki mücevherlerin yakut, yeşim, zümrüt, inci, mercan vb. olması kadar bu mücevherlerin irilik ve ufaklıkları, ışığı yansıtma veya kırma dereceleri, birbirine temas halinde gösterecekleri tepki vs. de önemlidir. Sarraf eğer iki sıra mücevher dizerek bir gerdanlık meydana getirecekse bir uçtan diğer uca dizeceği taşların ahenk ve renk uyumunu alt sırada da koruyacak. Söz gelimi taşlar ortada irilerden seçilmişken iki uca doğru küçülüyorsa bunu ikinci sırada da uygulayacak, muhtemelen dizilerin her ikisinde de düğümlenen uçların uzunluk ve irilik yönünden dengeli olmasını sağlayacak, renkleri birbirine uyan taşlarda geçişgenlik yaratarak da estetik bir eser ortaya koymaya çalışacaktır. Sarrafın kılı kırk yararcasına özendiği bu gerdanlık dizileri, aslında şairin iki dizesi (dize=dizi) gibidir. Söz gelimi burada taşların renk uyumu, seçilmiş kelimeleri; irilik ve ufaklık uyumu, şiirdeki ahengi; dizilerin eşit uzunlukta oluşu, beyitteki ölçüyü (aruz veya hece); renklerin ışığı yansıtması yahut kırması da anlam zenginliğini karşılar.

 

Prof. Dr. İskender PALA

 

Yeryüzüne baktığımızda her şeyde bir düzenin ve ahengin olduğu göze çarpıyor. Düzen ve ahenk niçin önemlidir? Düşününüz.

Dersimizi daha verimli ve renkli kılabilmek için, derse gelirken hazırlıklı gelelim. Bu dersimiz için:

Ödev: Sınıfa beğendiğiz bir şiir getiriniz.

2- İNCELEME ÇALIŞMALARI

Şiirde Ahenk:

Ahenk kelimesi, uyum anlamına gelmektedir. Şiiri, düz yazıdan ayıran en büyük özellik bu uyumdur. Ahenge şiirin notası da denilebilir. Edebiyatta ise “kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün oluşturması anlamında kullanılmaktadır.” Demek ki ahenk, bir bütünü meydana getiren unsurların seçimindeki titizliğin ve ustalığın sunucudur. Bu nedenle yazı türleri içinde müziğe en yakın tür şiirdir. Bir nazmı şiir seviyesine yükselten en önemli belirleyici ise ahenk unsurlarıdır.

 

Metin İnceleme

Metin 1

Aşağıda Orhan Veli Kanık’ın “İstanbul’u Dinliyorum” şiirinin ilk bölümünden alınmış parçayı tekrar tekrar okuyunuz:

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde
Alnın sıcak mı, değil mi, biliyorum
Dudakların ıslak mı, değil mi, biliyorum
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum
İstanbul’u dinliyorum.

Bu dizeler, sesli okunduğunda kulağımıza normal bir konuşmadan daha hoş gelmektedir. İşte kulağa hoş gelen unsurlar şiirin ahengidir. Bir şiirde ahengi sağlayan unsurlar, ölçü (hece ölçüsü, serbest ölçü veya aruz ölçüsü), uyak, vurgu ve tonlamadır. Ayrıca kelimelerin kendiliğinden ahenkli ve birbirleriyle uyumlu olmaları da şiirin musiki kabiliyetini artırır.

Metin 2

Gün olur güneşler kaplar cihânı

Bir ilâhî neşve sarar dört yanı.

Bulunur her türlü derdin dermanı

Vuslâtındır yâ Hazret-i Mevlânâ

Hâlide Nusret ZORLUTUNA (Ellerim Bomboş,İstanbul 1967, s.18)

 

Şiirde ahengi sağlayan unsurlardan biride dize sonlarındaki ses benzerlikleridir. Bu ses benzerliklerine kafiye(uyak) denir. Yukarıdaki dörtlükte “cihânı-demanı-yanı” kelimelerindeki “an” serleri kafiyedir.

Kafiye dize sonlarındaki ses tekrarına denir. Kafiyelerin bilinen başlıca çeşitleri şunlardır:

 

 

a. Yarım Kafiye: Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir.

“Ecel büke belimizi

Söyletmeye dilimiz

Hasta iken hâlimizi

Soranlara selam olsun”

Yunus Emre

 

Bu dörtlükte -imizi ekleri rediftir. Bel, dil, hâl kelimelerindeki l sesi ise yarım kafiyedir.

Oluşma yerleri (ağızdaki şekillenme noktaları) birbirine yakın olan ünsüzler de yarım uyak sayılır:

“Şehrin eleminden bir uzak merhaledeydim,

Fânîleri gökten ayıran perdeye değdim.”

(Yahya Kemal BEYATLI, Kendi Gök Kubbemlz, s. 133.)

Bu beyitte -dim ekleri redif, ağızdaki şekillenme noktaları birbirine yakın olan y ve ğ sesleri ise yarım uyaktır.

 

 

b. Tam Kafiye: Biri ünlü diğeri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliği ile oluşan kafiyeye tam kafiye denir.

Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan

Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan

Dönmeyen gemiler olduk açıktan

Adımızı soran, arayan var mı?

Ahmet Hamdi Tampınar (Bütün Şiirleri, 1976,s.20-21)

yukarıdaki dörtlükteki “ık”  sesleri tam uyaktır.

 

 

c. Zengin Kafiye: En az üç sesin benzerliği ile oluşan uyağa zengin uyak denir. Metinden aldığımız şu dörtlüğü inceleyelim:

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

Bu gece yarısında iki kişi uyanık:

Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar.

Necip Fazıl Kısakürek (Kaldırımlar,1928, s.54-57)

Kapanık, uyanık kelimelerindeki –anık ekleri ile yıldırımlar, kaldırımlar kelimesindeki –dırım ekleri zengin kafiyedir.

 

 

d. Cinas (cinaslı kafiye): Aynı seslerden oluşan; fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan kafiyeye cinaslı kafiye denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin tekrar edilmesine kafiye değil, redif denir.

“Kalem böyle çalınmıştır yazıma

Yazım kışa uymaz kışım yazıma”

Bu beyitteki yazıma kelimeleri birinci mısrada yazmak fiiliyle, ikinci mısrada ise yaz mevsimiyle ilgilidir. Şu halde yazım kelimeleri aynı seslerden oluşmakta fakat farklı anlamları karşılamaktadır. Bu sebeple cinaslı kafiye oluşmuştur. Kelimelerin sonundaki -a eki ise her ikisinde tekrar edildiği için rediftir.

 

 

Metin 2

-Gurbet ademden kara, hasret ölümden acı,

Ne zaman tükenecek bu yollar arabacı?

-Henüz bana “Yolunun sonu budur! denmedi,

Ben ömrümü harcadım, bu yollar tükenmedi.

-Atları hızlı sür ki köye pek geç varmasın,

Nişanlımın gözleri yollarda kalmasın.

Faruk Nafiz Çamlıbel (Han Duvarları, Ankara 1983, s.19)

günümüz şairleri de kafiyeden yararlanmaktadır. Yukarıdaki şiir Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Yolcu ve Arabacı” şiirinden alınmıştır. Şairin bu şiirindeki kafiyeleri inceleyiniz.

 

 

Metin  3

Öldük ölümden bir şeyler umarak

Bir büyük boşlukta bozuldu büyü

Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle

Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle (Edip Ayel)

Şiirde ahengi sağlayan önemli unsurlardan biriside aliterasyondur. Edip Akyel’den yukarıdaki şiirde” l” ve “b” seslerinin tekrarı göze çarpmaktadır. Eski şairlerimiz ve günümüzdeki birçok şair şiirlerinde buna benzer ses tekrarlarına sıkça yer vermişlerdir.

 

 

Metin 4

Dest-bûsî arzusuyla ölürsem dostlar

Kuze eylen toprağım sunun anınla yare su

Fuzuli (Su Kasidesi)

Fuzuli’ye ait bu beyitteki ses tekrarlarını inceleyiniz.

 

 

Metin 5

Çok oku, çok düşün, çok şeyler anla,
Aha bu mektubu alınca Hasan.
Manalar iplikten incedir amma,
Kelimeler biraz kalınca Hasan.
Abdurrahim Karakoç

şiirde ahengi sağlayan önemli unsurlardan biride ölçüdür. Türk edebiyatında aruz ve hece olmak üzere iki ölçü kullanılmıştır. Bunlardan hece ölçüsü ise en sık kullanılan ölçüdür. Hece ölçüsü şiiri oluşturan dizelerdeki hece sayılarının eşit olması kuralına dayanır. Yukarıdaki Abdurrahim Karakoç’un “Hasan’a Mektup” adlı şiirinden alınan dörtlükte 11’li hece ölçüsü kullanılmıştır. Bu ölçü şiirin ritmini oluşturur. Seslerin kulağa daha hoş gelmesine yardımcı olur. Son dönemde yazılan şiirlerde ölçünün kullanılmadığını görüyoruz. Ölçüsüz şiirin Türk edebiyatında öncülüğünü yapan şairimiz Orhan Veli Kanık’tır.

 

 

Metin 6

Gün Olur

Gün olur alır başımı giderim

Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda

Şu ada senin, bu ada benim

Yelkovan kuşlarının peşi sıra

Dünyalar vardır, düşünemezsin;

Çiçekler gürültüye açar;

Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,

Her bir tüylerinde ayrı telaş!..

Gün olur, başıma kadar mavi;

Gün olur başıma kadar güneş;

Gün olur deli gibi...

Orhan Veli Kanık

 

görüldüğü gibi Orhan Veli şiirlerinde serbest ölçüyü benimsemiş ve kendinden sonrada bir çok şairi etkilemiştir. Günümüzde serbest ölçüyle şiir yazan şairlerin sayısı bir hayli fazladır.

 

 

Metin 7

GAZEL

Cihân-ârâ, cihân içindedir, ârâyı bilmezler

O mâhiler ki deryâ içredir, deryâyı bilmezler

Şafak-gûn kan içinde, dâğını seyreyler âşıklar

Güneşte zerre görmezler, felekte ay’ı bilmezler

Hayali Bey

 

 

Aruz ölçüsü; hecelerin kısalığı ve uzunluğu sırasına göre düzenlenmiş kalıplardan kurulu şiir ölçüsüne denir. İslam Medeniyetine bağlı devletlerin kullandığı ortak ölçüdür. Yukarıdaki Hayali Beye ait gazel aruz ölçüsüyle yazılmıştır. Bu ölçüde açık heceler “·, v” şeklinde, kapalı heceler ise “-“ şeklinde gösterilir. Bunlar ölçü kalıplarını oluşturur. Aşağıda İstiklal Marşı’ndan alınan bir beyit üzerinde aruz ölçüsünün uygulanışı gösterilmiştir.

Çatma, kurban / olayım çeh / reni, ey naz / lı hilâl!

_   .     _   _  /    . .   _     _   /  .  .     _  _   /  .    . _

Kahraman ır / kıma bir gül! / Ne bu şiddet / bu celâl?

_    .   _   _   / .   .     _    _    / .      .   _   _  /    .   . _

 

 

Metin 8

Şiirde ahengi sağlayan diğer unsurlar ise vurgu ve tonlamadır.

 

 

Vurgu (vurgulama): Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı, daha kuvvetli söylenmesine vurgulama denir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur. Şiir okurken vurgulama ve tonlamanın gerektiği gibi yapılması, şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır.

Aşağıdaki mısralarda vurgulu okunması gereken heceler koyu harflerle yazılmıştır. Şimdi bu mısraları vurgulayarak okuyalım:

“Gök sa, toprak sa, çıplak ağaçlar sa.

Arkada zincirlenen yüksek Toros Dağları.”

Bu şekilde okunduğunda şiirin bizi etkisi altına aldığını görüyoruz.

Dilimizde vurgu genellikle kelimelerin son hecesindedir. Bu durum, dilimizin tabiî bir özelliğidir. Bu kurala uyarak şiiri tekrar okuyunuz; alelâde bir okuyuşta şiirin neler kaybettiğini anlayacaksınız.

 

 

Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir. Tonlama dilin tabiî özelliği değildir. Okuyucu ses tonunu metnin muhtevasına uygun olarak yükseltir veya azaltır. Böylece acıma, üzüntü, özlem hayranlık, sevgi, korku gibi duygular belirginlik kazanır.

Bir sarsıntı. . . Uyandım uzun süren uykudan,

Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.’

Bu beyitteki bir sarsıntı sözü uykudan uyanıp bir sürprizle karşılaşan insanın şaşkınlığını sezdirecek bir ses tonuyla okunmalıdır.

 

 

3- ANLAMA-YORUMLAMA ÇALIŞMALARI

A- KELİME VE KAVRAMLAR

1- Aşağıda boş bırakılan yerleri cümleye uygun biçimde tamamlayınız.

a) Şiiri, düz yazıdan ayıran en büyük özellik şiirdeki…………… uyumudur.

b) Dize sonlarında bir ses benzerliğine…………………… iki ses benzerliğine…………………..üç ve üçten fazla ses benzerliğine de ……………… … denir.

c) Şiirde belli seslerin sıkça tekrarlanmasına …………………………… denir.

ç) Türk edebiyatında …………. ve …………….. olmak üzere iki ölçü kullanılmıştır.

d) Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı, daha kuvvetli söylenmesine ……………….. denir.

e) Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya …………………. denir.

 

2- Aşağıdaki sözcüklerin anlamlarını yazınız.

ahenk:

kafiye:

cinas:

aruz:

ölçü:

 

3- Aşağıdaki ahenkle ilgili kavram haritasını tamamlayınız.


TONLAMA-VURGU

B- ETKİNLİKLER VE UYGULAMALAR

1- Aşağıdaki şiirleri ahenk yönünden inceleyiniz. Şiirlerle ilgili soruları cevaplayınız.

Metin 1


DEMİŞLER


“Elestü” bezmine postu serenler,

Lâfza bakmamışlar mâna demişler.

Uykudan uyanıp sırra erenler,

Bu fanî âleme rüya demişler.

Ateşler sarınca damı, saçağı

Mecnundur neylesin evi, ocağı.

Çöllerin bulunmaz ucu, bucağı.

O sonsuz illere sevda demişler.

Hakikat nurudur gönülde yandı.

Erenler bezminde çırağ uyandı.

Yana yana içen bu nuru kandı.

Arifler bu aşka sahba demişler.

Derbeder âşıkız, biz kalenderiz.

Felek madeninde lâkin cevheriz.

Severiz, gönülden, candan severiz.

Âşıka kurban-ı kaza demişler.

Hilkat mâbedimiz, aşk âyinimiz.

Eflâki inletir her enînimiz.

Nihad, ancak budur bizim dinimiz.

Bizlere âşık-ı şeyda demişler.

Ali Nihad Tarlan (Adnan Siyadet Tarlan, Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1995, s.175.)


Aşağıdaki soruları yukarıdaki şiire göre cevaplayınız.

ü  Şiirde tekrar edilen kelimelerin şiire nasıl bir katkısı olmuştur?

ü  Dize sonlarındaki ses benzerliklerini tespit ediniz. Bu ses benzerliklerin türünü belirleyiniz.

ü  Şiirde en fazla tekrar edilen kelimeyi bularak bu kelimenin şiire nasıl bir özellik kattığını söyleyiniz.

 

 

Metin 2

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA


Orda bir köy var uzakta,

O köy bizim köyümüzdür.

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var uzakta,

O ev bizim evimizdir.

Yatmasak da, kalkmasak da

O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var uzakta,

O ses bizim sesimizdir.

Duymasak da, tınmasak da

O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var uzakta,

O dağ bizim dağımızdır.

İnmesek de, çıkmasak da

O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var uzakta,

O yol bizim yolumuzdur.

Dönmesek de, varmasak da

O yol bizim yolumuzdur.

Ahmet Kutsi TECER (Vecihi Timuroğlu, Ahmet Kutsi Tecer, Kişiliği, Sanat Anlayışı ve Tüm Şiirleri, Ankara 1980, s. 85)


 

Aşağıdaki soruları yukarıdaki şiire göre cevaplayınız.

ü  Şiirde kullanılan ölçü şiirin söyleyişine nasıl bir katkıda bulunmuştur.

ü  Şiirde en çok hangi kelimeler tekrar edilmiştir? Bu kelimeler şiire nasıl bir ahenk sağlamıştır?

ü  Dize sonlarındaki ses benzerliklerini bulunuz.

ü  Şiirin mısralarındaki en çok tekrar edilen sesleri ve kelimeleri tespit ediniz. Bu ses ve kelime tekrarlarına ne ad verdiğimizi söyleyiniz.

 

 

Metin 3

Her şey yerli yerinde; havuz başında servi

Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan,

Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan.

Sararmış ve böcek sesleri sarmış evi.

Ahmet Hamdi TAMPINAR, Her Şey Yerli Yerinde

Aşağıdaki soruları yukarıdaki şiire göre cevaplayınız.

ü  Dörtlüğün ana teması nedir? Temayla şiirin ahengi arasında nasıl bir bağ kurabiliriz?

ü  Dörtlükte hangi kelimeler kafiyelidir?

ü  Dörtlüğün ölçülü olup olmadığını tespit ediniz.

 

 

Metin 4


-1-

Terziye kumaş geldi

Düşünür ki ne kese

Ölçtü biçti baktı ki

Ne cep olur ne kese

-2-

Denizde gez gölde gez

Bülbülde gez gülde gez

Ben burada kan ağlarım

Sen orada gül de gez


 

 

Aşağıdaki soruları yukarıdaki şiire göre cevaplayınız.

ü  Birinci dörtlükteki yazılışları ve okunuşları aynı anlamları farklı olan kelime benzerliğine ne ad verilir? Bu benzerlik şiire nasıl bir ahenk sağlamıştır?

ü  İkinci dörtlükteki ses benzerliğini bulunuz. Birinci dörtlükteki ses benzerliği ile karşılaştırınız. Dörtlüklerdeki ölçüyü tespit ediniz.

 

 

Metin 5

GAZEL

Efendimsin cihanda i’tibârım varsa sendendir

Miyân-ı âşıkında iştihârım varsa sendendir

Benim feyzl-i hayâtım hâsılı rûh-ı Revânımsın

Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir

Şehîd-i aşkın oldum lâlezâr-ı dağdır sînem

Çerâğ-ı türbetim şem’-i mezârım varsa sendendir

Şeyh GALİP

 

 

Günümüz Türkçesiyle

Efendimsin; bun kulunum. Âlemde her ne varım varsa sendendir.

Âşıklar arasına şöhretim varsa, ancak senin lütfundandır.

Benim yaşayışımın kaynağısın; hâsılı benim yürüyen ruhumsun.

Ömür sermayemden bir kâr elde etmişsem sendendir.

Aşkının şehidi oldum; göğsüm ateşlerle dağlanmış bir laleliktir.

Kabrimin ışığı, mezarımın mumu varsa, sendendir.

 

 

Metim 6

Aşkın aldı benden beni bana seni gerek seni

Ben yanarım dünü günü bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim

Aşkın ile avunurum bana seni gerek seni

Aşkın âşıklar öldürür aşk denizine daldırır

Tecelliyle doldurur bana seni gerek seni

Sofilere sohbet gerek ahilere ahret gerek

Mecnunlara Leyli gerek bana seni gerek seni

Yunus’durur benim adım gün geçtikçe artar odum

İki cihanda maksudum bana seni gerek seni

Yunus EMRE

 

 

Metin 7

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karacaoğlan

 

 

Aşağıdaki soruları yukarıdaki üç şiirlere göre cevaplayınız.

ü  Şiirlerdeki ahengi sağlayan ögeleri belirleyiniz. Benzer ve farlı yönlerini karşılaştırınız.

ü  Şiirlerden hareketle şairlerin düşünce yapısı hakkında düşüncelerinizi belirtiniz.

ü  Şiirlerdeki ses tekrarlarını belirleyiniz.

ü  Şiirdeki kafiyelerin türünü söyleyiniz.

ü  Şiirlerin yazıldığı dönemki anlayış şiire ahenk olarak yansıyor mu? Nasıl?

ü  Şiirleri ahenk yönünden karşılaştırınız.

 

 

2- Aşağıdaki şiirlerdeki ahengi sağlayan ögeleri söyleyiniz.


Metin 1

Gün Eksilmesin Penceremden
Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı Tarancı

 

 

 

Metin 2

Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri

Kalktı göç eyledi Avşar elleri,
Ağır ağır giden eller bizimdir.
Arap atlar yakın eder ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

Belimizde kılıcımız Kirmanı,
Taşı deler mızrağımın temreni.
Hakkımızda devlet etmiş fermanı,
Ferman padişahin, dağlar bizimdir.

Dadaloğlu’m bir gün kavga kurulur,
Öter tüfek davlumbazlar vurulur.
Nice koç yiğitler yere serilir,
Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.

Dadaloğlu


 

 

Metin 3

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

Fuzûlî

 

 

3- Aşağıdaki şiiri nesir haline getirerek okuyunuz. Şiir ile nesir haline getirdiğiniz metin arasındaki farkları tespit ediniz.

 

 

Bir Başka Tepeden

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtına keyfince kurul!
Sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

Yahya Kemal BEYATLI

 

 

4- METİNLERİ DEĞERLENDİRME

Yukarıda, “Şiir İnceleme Yöntemi”nin ara başlığı olan “Şiirde Ahenk” hakkında açıklamalar yapılmış; örnekler verilmiştir. Ayrıca, örnek şiirlerde ahenk ile ilgili çeşitli sorular yöneltilmiştir. Bu çalışmalardan hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.

1- Şiirde ahengi belirleyen unsurları yazınız.

2- Şiir ile düz metin arasındaki en büyük fark nedir?

3- Şiirlerin sonundaki ses benzerliklerine ne ad veriliyor? Çeşitlerini belirtiniz.

4- Şiirde kaç türlü ölçü kullanılmıştır? Bu ölçülerin ahenge katkısını açıklayınız.

5- Ses tekrarlarının şiirdeki görevi nedir?

6- Şiirlerin yazıldığı dönemle şiirdeki ahenk arasında bir benzerlik var mıdır?

7- Şiiri okurken seslerin alçaltılıp yükseltilmesine ne denir?

8- Cevaplayınız:

 

 

a) Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruları cevaplayınız.


1)        Aşağıdaki beyitlerin hangisinde "cinas" vardır?

A) Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,

Sen nerdesin ey sevgili, yaz günleri nerde.

B) Kısmetindir gezdiren yer yer seni

Arşa çıksan akıbet yer yer seni.

C) Akşam lekesiz, saf, iyi bir güz gibi aksam;

Ta karşı bayırlarda tutuşmuş iki üç çam

D) Gözlerin mahmur olurmuş her zaman

Pek yamansın, pek yamansın, pek yaman.

E) Görmeden mecnunların sahradaki cem'iyyetin

Sevdiğim meşk-i nigâh eylersin ahularla sen

ÖYS-1993 Cevap B

 

 

2)         Aşağıdaki dizelerin hangisinde zengin kafiye kullanılmıştır?

A) Ağaçlar kökünden kopacak gibi

Bir türlü dinmiyor başlayan tipi

B) Çınla ey coşkun deniz, kayalıklarda çınla

Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla

C) Kardır yağan üstümüze geceden

Yağmurlu, karanlık bir düşünceden

D) Dağlar, omuz omuza yaslanan dağlar

Sular kararınca paslanan dağlar

E) Kervan yürür peşi sıra düşemem

Yıldız akar uçsam da yetişemem

1991 ÖYS Cevap B

 

 

3) Üstümüzden gelen boran kış gibi

Şahin pençesinde yavru kuş gibi

Seher sabahında rüya düş gibi

Çağıta bağırta aldı dert beni

Yukarıdaki dörtlükte kullanılan kafiye türü aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Yarım kafiye

B)    Zengin kafiye

C)    Tam kafiye

D)    Düz kafiye

E)     Cinaslı kafiye

 

 

4) Uçun kuşlar uçun doğduğum yere;

Şimdi dağlarında mor sümbül vardır.

Ormanlar koynunda bir serin dere

Dikenler içinde sarı gül vardır.

Yukarıda verilen dörtlüğün ikinci ve dördüncü dizelerindeki kafiye aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

A) Yarım kafiye

B) Tam kafiye

C) Zengin kafiye

D) Cinaslı kafiye

E) Sarma kafiye

 

5) Gün olur sürüyüp beni derbeder,

Bu ses rüzgârlara karışır gider.

Gün olur peşimden yürür beraber,

Ansızın haykırır bana:- Nerdesin?

Yukarıda verilen dörtlükteki kafiye çeşidi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

A) Düz kafiye

B) Zengin kafiye

C) Cinaslı kafiye

D) Yarım kafiye

E) Tam kafiye

 

6)      Aşağıdaki dizelerin hangisinde redif yoktur?

A) Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı.

B) Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.

C) Ne çıkar sararıp solsa da yüzüm
Gönlümde baharsın gelse de güzüm

D) Vakit dolar, nakit biter kasanda...
Sevda bir kitaptır gönül masanda.

E) Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda yoncalar dizde...

 

7) (l) Yollarda kaldı gözlerimiz, gelmedi haber

(II) Bakarım, bakarım sılam görünmez

Birincisi Baki'den, ikincisi Karacaoğlan’dan alınan bu iki dize için, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Her ikisi de yalın bir dille söylenmiştir.

B) Her ikisi de aynı ölçüyle söylenmiştir.

C) Biri Divan, öteki Halk şiiriyle ilgilidir.

D) İkisi de bîr bekleyişin, önlemli bir arayışın anlatımıdır.

E) İkisinde de kolay gibi görünen, gerçekte güç bir söyleyiş vardır.

Cevap: B ÖYS-1982

 

8- Nedir can kim anı sen nazenin canane vermezler.

Sana aşık olanlar yoluna cana ne vermezler.

Bu dizelerde olduğu gibi, söylenişleri bir, anlamları ayrı iki sözü bir arada bulundur­ma sanatı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Cinas      B) Hüsn-i Ta'lil     C) Teşhis   D) Tevriye         E) İntak

Cevap A ÖYS-1991

 

9- Uyandım baktım ki sabah

Güneş vurmuş içime

Kuşlara yapraklara dönmüşüm

Pır pır eder durur, bahar rüzgârında

Bu dizeler Orhan Veli'nin şiirine özgü aşa­ğıdaki niteliklerden hangisine örnek gösterilebilir?

A) Edebi sanatlara yer vermemesine

B) Nükteli bir söyleyişi yeğlemesine

C) Doğa betimlemesine başvurmasına

D) Ölçü ve uyağa önem vermemesine

E) Toplumsal sorunlara değinmesine

Cevap D ÖYS -1992

 

10- Siz baksanız bir şey göremezsiniz

Benim yurdumdur orası

Ardıçlar, gürgenler, tozlu yollar

Tokat'la Niksar arası

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi yok­tur?

A) Redif                           B) Uyak

C) Ölçü                            D) Eksiltili cümle

E) Dilek - koşul kipi

Cevap:  C ÖYS-1994

 

 

11- “Zamanla nasıl değişiyor insan!

Nerde o günler, o şevk, heyecan?

Yalandır kaygısız olduğum yalan!”

Bu dizelerdeki uyak türü aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A)    Bin bahçeli beldemizi yad ellere bıraktık;

Gölgesinde barınacak tek ağacım yok artık.

B)    Ve deniz aynı deniz;

O gülüşten haber yok yalnız.

C)    Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir

Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir

D)    Biri oynuyor şu yaprakla,

Şimdi ve zamanlar boyunca.

E)     Noldu sana? Yeşil panjurun indi?

Karanlık akşamlara döndü ikindi.

CEVAP: C


b) Aşağıdaki cümleleri doğru-yanlış olarak değerlendiriniz.

(  ) Şiiri düzyazıdan ayıran en büyük özellik şiirdeki ahenk unsurlarıdır.

(  ) Dize sonlarındaki ses benzerliğine tonlama denir.

(  ) Şiirdeki başlıca kafiye türleri yarım, tam, zengin ve cinaslı kafiyedir.

(  ) Ölçüsüz şiir yazılamaz.

(  ) Edebiyatımızda biri aruz diğeri de hece olmak üzere iki türlü ölçü vardır.




Tarih
Boyut
Tıklama
27-02-2011
107 KB
656
Türk şiirinde ses ve ritm

İndir
Download




Tarih
Boyut
Tıklama
23-02-2011
380.84 KB
55
Şiirde ahenk test soruları

İndir
Download

 

 

1- Şiiri diğer edebî türlerden ayıran en önemli özelliklerden biri ………..tir. Çünkü kelime ve kelime grupları dil kurallarından çok, şiire özgü söyleyişle ………….. etrafında bir araya gelir.

Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki seçeneklerden hangisi getirilmelidir?

A)      Ritim

B)      Nota

C) Ahenk

D)      Vurgu

E)      Tonlama

 

2-Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde bilgi yanlışlığı vardır?

A)      Şiirde ahenk; ses akışı, söyleyiş, ritim ve ses benzerliği ile sağlanır.

B)      Ahenk, tema çevresinde dili ve şiire özgü yapıyı birliğe ulaştıran temel öge durumundadır.

C)      Günlük konuşmalardaki vurgu ve tonlama, şiirdeki temaya uygun biçimde yorumlanarak şiire özgü ses akışı ile söyleyişe ulaşır.

D)      Şiir insanın duygu ve düşüncelerinin yazıya aktarılmış şeklidir.

E) Şiir ile düzyazı arasında hiçbir fark görülmez.

 

3-Şiirde ahengi sağlayan ögelerin başında dize sonlarındaki ses benzerlikleri gelir. Bu ses benzerliklerine………..….………….denir.

Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki seçeneklerden hangisi getirilmelidir?

A)      Ahenk

B)      Dize

C)      Şiir

D) Uyak

E)      Aliterasyon

 

4- Dize sonlarındaki tek ses benzerliğine dayalı uyak çeşidine……….,iki ses benzerliğine ……………. , üç ve üçten fazla ses benzerliğine ……………. yazılışları ve okunuşları aynı ,anlamları farklı ses benzerliğine ise ……………. uyak denir.

Yukarıdaki boşluğa sırasıyla aşağıdaki seçeneklerden hangisi getirilmelidir?

 

A) Yarım-tam-zengin-cinaslı

B)      Sarmal-çapraz-düz-tam

C)      Tam-yarım-cinaslı-zengin

D)      Çapraz-tam-zengin-cinaslı

E)      Cinaslı-sarmal-tam-zengin

 

5- Dize sonlarında yazılışları ve görevleri aynı olan seslerin benzerliğine redif denir. Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde redif vardır?

 

A) Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak

B) O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim milletimindir ancak.

C) Eğri yollar yaylaların kuşağı

Çayır, çimen sevgililer döşeği,

D) Sen bizim köyler görmedin ki hiç..

Yolları toz, çamur, evleri kerpiç

E) Gurbet işledikçe şu uzun yıla,

Gözümün yaşında ürperir sıla,

 

6-

İçinden bir gümüş çağlayan geçer.

Bağları gül kokan bir cihan geçer,

Şafaklar içinde karşımdan geçer

Tarlalar, çardaklar, çatlamış damlar ..

Yukarıdaki dörtlüğün uyak türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A)      Zengin uyak

B) Tam uyak

C)      Cinaslı uyak

D)      Yarım uyak

E)      Çapraz uyak

7-

Dağların başına duman, sis çökmüş

Her geçen bu yolda gözyaşı dökmüş

Bakarım yavrular boynunu bükmüş

Gitmek zor geliyor ah Anadolu'm

 

Yukarıdaki dörtlüğün uyak türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A)      Düz uyak

B)      Mani tipi uyak

C)      Cinaslı uyak

D) Yarım uyak

E)      Zengin uyak

 

8- Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı, daha kuvvetli söylenmesine …………denir…………… hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur.

Yukarıdaki aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Vurgu

B)      Tonlama

C)      Ölçü

D)      Uyak

E)      Ahenk

 

 

9-

Gönül dile gelir kaval sesinde.

Boz martılar düğün yapar Mersin'de,

Isparta'nın renk renk gül bahçesinde

Bülbüllerin neşesini gör şimdi.

Yukarıdaki şiirin uyak örgüsü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A)      abab çapraz uyak

B) aaab düz uyak

C)      abba sarma uyak

D)      aaab çapraz uyak

E)      abba düz uyak

 

10-

İlkbaharı geldi Anadolu'nun,

Silifke'de çiçek açtı nar şimdi.

Her tarafı yeşillendi Bolu'nun,

Sultandağı benek benek kar şimdi.

 

Yukarıdaki dörtlüğün uyak örgüsü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A)      Düz uyak

B)      Sarma uyak

C) Çapraz uyak

D)      Gazel tipi uyak

E)      Mani tipi uyak

 

11-

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;

Kağnılar yollarda yoncalar dizde...

Saydıklarım damla değil denizde,

Hele bir ekinler ekilsin de gör ..

Yukarıdaki dörtlüğün uyak türü aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?

A) Tam uyak

B)      Zengin uyak

C)      Cinaslı uyak

D)      Yarım uyak

E)      Sarma uyak

 

12- Şairler kimi zaman dizelerde aynı sesleri kullanarak şiirde mûsikiyi oluşturmak istemişlerdir. Bu teknik şiirin akıcılığını artırmaya dönüktür. Bu tekniğe ise aliterasyon denir.

Aşağıdaki dizelerden hangisinde aliterasyon vardır?

A) Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle

Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle

B) Yükledin yükümü gurbet ellere

Dur diyen olmadı ah Anadolu'm

C) Kafeste bülbül gibi zar ağlarım

Yaş silen olmadı ah Anadolu'm..

D) Dağların başına duman sis çökmüş

Her geçen bu yolda gözyaşı dökmüş

E) Çekeriz çileyi çekeriz kahrı

Adımız garibe çıkmıştır gayrı

 

13-  Kalem böyle çalınmış yazıma

Yazım kışa uymaz kışım yazıma

Yukarıdaki beyitte bulunan uyak türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A)      Tam uyak

B)      Zengin uyak

C) Çapraz uyak

D)      Cinaslı uyak

E)      Yarım uyak

 

14-

Ben Çukurova'yım

Ovaların, bereketin anası

Denizim ak

Güneşim sıcak ,

Bilebilir misin ?

Sen

Destursuz giren yabancı

Alabilir misin başağımın altın rengi avuçlarına

İnsanların perçinli

Kaderimi yazgımı

Silebilir misin ?

Yukarıdaki şiir için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)      Serbest nazım şekliyle yazılmıştır.

B)      Uyak kullanılmamıştır.

C)      Uyak örgüsü yoktur.

D)      Konuşma havasında yazılmıştır.

E) Halk edebiyatı geleneğinden beslenmiştir.

 

15-

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

 

Yukarıdaki dörtlüğün uyak türü ve örgüsü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A)      Tam uyak- Sarma uyak

B) Zengin uyak-Düz uyak

C)      Zengin uyak-Çapraz uyak

D)      Yarım uyak-düz uyak

E)      Cinaslı uyak- sarma uyak

 

16-

Âdemoğlu dünyaya gelince

Taze açılmış fidana benzer

Bir yaşına kadem basınca

Bülbül gibi şakır gülşene benzer

Yukarıdaki dörtlükte aşağıdakilerden hangisi vardır?

A) Redif

B)      Tam uyak

C)      Yarım uyak

D)      Zengin uyak

E)      Cinaslı uyak

 

17- Şiirde ahengi sağlayan ögelerden biride ölçüdür. Türk şiirinde genelde hece ölçüsü kullanılmış, bu nedenle millî ölçü olarak nitelendirilmiştir.

Aşağıdaki verilen seçeneklerden hangisinde hece ölçüsü kullanılmıştır?

 

A) Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dantel gibi ortasındayız ömrün.

B) Kardaş, senin dediklerin yok,
Halay çekilen toprak bu toprak değil.

C) Ben, kağnılarla yaylılarla büyüdüm geldim
     Çocuk yüreğimi yakan türküler dinleye dinleye.

D) Sen Erzurumlusun, dadaşsın belli!
Duruşun çekilmiş bir hançer kadar güzel;

E) Ben Anadolu’yum...
Yıllar yılı susuz kaldım, yıllar yılı aç...

 

18-

1-Bu vatan toprağın

2-Sıradağlar

3-Bir tarih boyunca

4-Kendini tarihe

dizeleri

a-gibi duranlarındır

b-kara bağrında

c-verenlerindir.

d-onun uğrunda

sözleriyle nasıl tamamlanırsa çapraz uyak düzenli ve anlamlı bir dörtlük oluşur?

A)1 - b B)1 -c    C)1 – c   D) 1- a    E)1 - c

2 - a          2 - a        2 – b       2 – d      2 - b

3 - d          3 - b        3 – a       3 – b      3 - d

4 - c          4 - d        4 – d       4 – c      4 – a

 

19-

Görüp beni ne çatarsın kaşını

Bileyim sevdiğim elemin nedir

Çeşmi giryanından akan yaşını

Sileyim sevdiğim elemin nedir

 

Bu dörtlük için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

 

A)Yarım uyak-çapraz uyak düzeni

B)Tam uyak-sarma uyak düzeni

C)Zengin uyak-düz uyak düzeni

D)Yarım uyak-düz uyak düzeni

E)Tam uyak-çapraz uyak düzeni

 

20-

I-Her gece içine mermer döşeli
II-Her gün biraz daha süzülmekteyim
III-Bir soğuk yatakta büzülmekteyim
IV-Ben bu gurbet ile düştüm düşeli

Yukarıda karışık verilen dizeler bir anlam birliği sağlamak koşuluyla nasıl sıralanmalı ki çapraz uyak düzeni oluşsun?

 

A) I-III   B) II-III  C) IV-II D)II-IV  E) I-IV

II-IV       I-IV        I-III        I-II         III-II

21-

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su


(Dostlarım! Şayet onun elini öpme arzusuyla ölürsem, öldükten sonra toprağımı testi yapın ve onunla sevgiliye su sunun.)

Yukarıdaki beyitte ‘s’ sesinin sık sulanıldığını görmekteyiz. Böyle, seslerin sık sık tekrarlanarak şiirde ahenk sağlayacak biçimde  kullanılmasına ne ad verilir?

 

A)Seci  B)Aliterasyon C)Redif  D)Uyak  E)Tekrir

 

22-

Biliyorum gölgede

Bir deniz mağarası

Hazların âleminde

Yüzünde bir tebessüm

dizesi

a) senin uyuduğunu

b) yumulmuş kirpiklerin

c) bu ağır öğle sonu

d) kadar kuytu ve serin

 

sözlerinden hangileriyle tamamlanırsa anlamlı ve sarma uyak düzenli bir dörtlük oluşur?

 

A)1- a    B)1- d    C)1- c    D)1- a E) 1-d

2- c       2- a        2- d        2- d        2- c

3- b       3- c        3- a        3- b         3- a

4- d       4- b        4- b        4- c        4- b

 

23-

Terziye kumaş gelmiş düşünür ki ne kese

Ölçtü biçti baktı ki ne cep olur ne kese

 

Yukarıdaki beytin uyak türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?

A) Cinaslı uyak

B)      Zengin uyak

C)      Tam uyak

D)      Yarım uyak

E)      Mani tipi uyak

 

24-

Şekvanı dinledim ezeli muzdarip deniz

Duydum ki ruhumuzla bu gurbette sendeniz

Verilen beyitte görülen uyak için, aşağıdaki seçeneklerde verilen bilgilerden hangi doğrudur?

A)      ‘deniz’ redif  ‘ip’ tam uyak

B)      ‘deniz’ redif  ‘p’ yarım uyak

C) ‘deniz’ tunç uyak

D)      ‘zengin’ zengin uyak

E)      ‘deniz’ cinaslı uyak

 

25-

Kökü bende bir sarmaşık

Olmuş dünya sezmekteyim,

Mavi, masmavi bir ışık

Ortasında yüzmekteyim.

 

Bu dörtlük için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

A)Yarım uyak-çapraz uyak düzeni

B)Tam uyak-sarma uyak düzeni

C)Zengin uyak-düz uyak düzeni

D)Yarım uyak-düz uyak düzeni

E)Tam uyak-çapraz uyak düzeni




Tarih
Boyut
Tıklama
27-02-2011
79 KB
192

Öğretmen - Öğrenci Girişi