Anasayfa Divan Edebiyatı 15. Yüzyıl Türk Edebiyatı

YGS - LYS



15. Yüzyıl Türk Edebiyatı
Türk Edebiyatı - Divan Edebiyatı

15. yüzyıl, Tük edebiyatının çeşitli alanlarda çok önemli gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. Divan edebiyatı, bu dönemde Şeyhi, Ahmet Paşa, Necati gibi büyük şairlerle Anadolu’da kuruluşunu tamamlamıştır. Orta Asya’da gelişen Klasik Çağatay edebiyatı ise eşsiz şair Ali Şir Nevai ile en yüksek aşamasına varmıştır.  Bir başka gelişme ise, bu yüzyılın ortalarında “Dede Korkut Hikâyeleri”nin yazıya geçirilmesidir. 13. ve 14. yüzyıllarda başlayan İran edebiyatının ünlü şairlerinin (Nizami, Selman, Sadi, Hafız, F. Atar, Senai…) Türk şairleri üzerindeki etkisi bu yüzyılda da devam etmiştir.


Ahmet Paşa  (15. Yüzyıl)

  • 15. yüzyıl divan edebiyatı şairlerindendir. (? — 1497) Edirne'de doğup Bursa'da vefat etmiştir. 
    1451'de genç yaşta Bursa'ya müderris, sonra da Edirne'ye kadı olmuştur. 
  • Fatih'in tahta çıkmasından sonra padişahtan saygı görmüş ve kazaskerliğe getirilmiştir. Kısa süre sonra da vezirliğe terfi ettirilen Ahmet Paşa, vezirlikten alındıktan sonra Bursa'ya gönderilmiştir. Bursa'da sancakbeyliği görevini yürütmüştür.
  • Şeyhi ile Necati arasında yetişmiş divan şairlerinin en büyüğü olan ve döneminde üstad bilinen Ahmet Paşa, kendisinden sonra da birçok şairi etkilemiş, şiirleri imparatorluğun her tarafına yayılmıştır.
  • Şeyhi’ye Kerem Kasidesi, Atai’ye Güneş Kasidesi, Melili’ye Gönül Murabbası nazirelerinden birkaçıdır. 
  • Şiirlerini Divan'ında toplamıştır. 
  • Gazel, şarkı ve murabbaları ile meşhur olmuştur.


Necati Bey (15. Yüzyıl)

  • İyi bir öğrenim gören Necati Bey, şiirleri ve hat çalışmalarıyla tanınmıştır. 
  • Divan kâtipliğine atanarak İstanbul'a gelmiş, Saray'ın takdirini kazanmıştır. 
  • Yüzyılının büyük şairlerindendir. 
  • Şiirlerinde Türkçe kavramların, atasözleri ve halk deyimlerinin geniş yer tutması, şiirinin temel özelliği sayılmaktadır. 
  • 1509 yılında ölmüştür. 
  • Divan'ı vardır.

Ali Şir Nevâî (15. Yüzyıl)

  • Anadolu dışında, Çağatay sahasında eser vermiş din dışı Divan şairidir. 
  • Platonik ve romantik bir aşk anlayışı vardır. 
  • Lirik ve canlı bir anlatıma sahiptir. 
  • Şiirlerinde dini-tasavvufi temaları da olgun bir samimiyetle kullanır. 
  • Muhakemetü’l-Lügateyn’in yazarı Ali Şir Nevai, aynı zamanda Türkçenin en büyük şairlerinden kabul edilir. 
  • Orta Asya’da (Herat’ta) yetişmiş olmasına rağmen Osmanlı topraklarında ve bütün Türk yurtlarında da tanınmış ve sevilmiştir. 
  • Çağatay Türkçesiyle yazdığı şiirlerini dört divanda toplamıştır.

 

Hamse (beş mesnevi): Hayretü’l- Ebrâr, Leylâ vü Mecnûn, Sedd-i İskenderî, Ferhad ü Şîrin, Seb’â-yı Seyyâre.

Mecalisü’n Nefais: Türk Edebiyatı’nda ilk şuara tezkiresi olarak önemlidir.

Mizanü’l Evzan: Aruz ölçüsü ile ilgili inceleme eseri olan bu eser, yüzyıllarca medreselerde okunmuştur.

Muhakemetü’l-Lügateyn: Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış bir eserdir




Şeyhi (1375 -1431)

  • 15. asrın ilk yarısının en büyük divan şairidir.
  • Eğitimine memleketinde başlayan Şeyhî, şair Ahmedî’ den ve başka âlimlerden ders aldıktan sonra, tahsilini ilerletmek için İran'a gitmiş, tasavvuf ve tıpta derinleşmiş, göz hekimliğinde uzman olmuştur. Memleketine döndükten sonra, bir eczâhâne açarak hekimlikle iştigal etmiş ve Hekîm Sinan olarak şöhret kazanmıştır. 
  • Şeyhî hekimlikle uğraşırken, bir yandan da Germiyanoğlu’na kasîdeler yazmıştır. 
  • Şeyhî’nin Yıldırım Bâyezid'in oğlu Emir Süleyman ile de münasebeti olmuştur. Osmanlı sarayı ile asıl teması Çelebi Mehmet zamanındadır. 
  • Çelebi Sultan Mehmet'i Karaman seferi sırasında 1415'te Ankara'da tedavi eden Şeyhî, hükümdarın özel doktorluğuna alınmıştır. Bir müddet sonra tekrar memleketine dönen şair, II. Murat sultan olunca, onun adına Hüsrev ü Şirin'i yazmaya başlamış ve onunla bir hayli alakası olmuştur. 
  • Hayatının son yıllarını memleketinde geçirmiş olduğu sanılan Şeyhî, 1431 yılı civarında vefat etmiştir.
  • Şeyhî’nin eserleri Divan, Harnâme ve Hüsrev ü Şirin'dir. 
  • Tıbba dair manzum bir risalesiyle Neynâme adlı ufak bir mesnevisi ve Hâbnâme adını taşıyan Attar'dan çevrilmiş bir mesnevisinin daha bulunduğu zannedilmektedir. 
  • Türk mizah ve hiciv edebiyatının şaheserlerinden olan Harnâme, ince alay ve nükteleri ihtiva eden 126 beyitlik bir mesnevidir. Çelebi Mehmet'e takdim edilen bu küçük mesnevinin telifine, şairin padişahı tedavi etmesinin mükâfatı olarak aldığı Tokuzlu adlı köye giderken, tımarın eski sahipleri tarafından saldırıya uğraması vesile olmuştur. 
  • Şeyhî’nin her bakımdan en büyük eseri Hüsrev ü Şirin mesnevisidir. İranlı şair Nizami’den çeviridir. İran tarihinden alınmıştır. Sasani hükümdarlarından Hüsrev Perviz’in hayatı ve aşk maceralarına dayanmaktadır.  Dil bakımından da başarılı bir eser olan Hüsrev ü Şirin'de, daha sonra kullanılmayan birçok Türkçe kelime vardır.




Süleyman Çelebi

  • 15. yüzyılda yaşamıştır. 
  • Hz. Muhammed için yazdığı Vesiletü'n Necat (mevlit) adlı mesnevisiyle tanınmış bir şairdir. (İslam edebiyatında Hz. Muhammed'in hayatını anlatan eserlere siyer denir.) 
  • Mevlidi aruz ölçüsüyle yazmıştır. 
  • Anadolu Türkçesini kullanmıştır.

 

Bu yüzyılın hükümdar şairleri:

  • Fatih Sultan Mehmed ( Avnî )
  • II. Bayezıd ( Adlî )
  • II. Murad ( Muradî )
  • Cem Sultan ( Kendi Adıyla )

 

Öğretmen - Öğrenci Girişi